lafmacun org

kayıt: 07.04.2007 12:36

ne kayıt olmuşum be neredeyse 3 yıl bir ara kafa izni almıştım onuda çıkaar 2buçuk yıl olmuş.
y
azarlığa başladığımda çocuktum küçüktüm tefeciktim ama içim dışım turşucuk filan dolu değildi. boştum bomboş gerçi hala da öyleyim . ne popülerdim ne de kimseyi tanırdım ço...k puan almış abilerime ablalarıma bakar anaammm harbiden buda güzel yazmış valla çok uğraşmış der içten içten kendi çapımda tebrik ederdim.kendi çapımdaydım yani.
ama severdim burayı birşeyler yazmak üretmek goşuma giderdi de
de
de
de
...
ne olmuş sana böyle sözlük gece geç saatlerde giriyorum entryler öyle böyle sabah giriyorum öyle öğlen giriyorum öyle...
neye benzedin sen be güzelim nerde o eski güzel günler. çabuk mu yaşladın hülya avşar gib halbuki ben seni ajda pekkana rakip görüyordum.
sanırım sözlük bitmiş .

ruhuna el fatiha.

<bkz: #1923399 ">#1923399 >

swing

bir tony gatlif filmi. müzik her tony gatlif filmi gibi ön plandaır. ağır basar ağırlığını koyar. ama iki notayla bir haykırışla öyle güzel anlatırki olayları öylece bakıp kalırsınız .
her şarkıyı içine çekesi gelir insanın her şarkıda sanki soluk borusunu temizleyecek gibi içinize çekersiniz.
max swingi terketmiştir.okuma yazma bilmeyen yaz arkadaşına tutuğu günlükleri bırakmıştır. swingte acaba onu güzel uğurlamak için mi giymiştir kendisine 3 beden büyük gelen o pullu elbiseyi.
max gitmiştir swing kalmış. halbuki çingeneler gider zenginler sabit oldukları yerin keyfini sürerlerdi. bu film tersini göstermiştir. ama swing keyfini süremeyecektir sanımca.

mimarlik ogrencisi

1. saatin alarmı uyumak zorunda olduğunuz zamanı anlatıyorsa…
2. herkes size günaydın derken, aslında siz hiç uyumadıysanız…
3. 20 saat aralıksız çizim yapabiliyorsanız…
4. proje teslimlerinde son gün telaşı yaşıyorsanız ve projeleriniz hiç bitmiyorsa….
5. bir haftasonu 20 saat aralıksız uyuyabiliyorsanız…
6. genelde hareketsiz nesneler ile kavga ediyorsanız…
7. herkes diziyi izlerken, siz arkadaki eşyalara, oda düzenine bakıyorsanız…
8. okulda ortalık yerde mangal partileri verip, ertesi gün şehircilik jürisi yapılacak olan atölyede çiğ köfte partisi verdiyseniz…
9. bir cd yi 48 saatten fazla bir süre dinlediyseniz..
10. 48 saatten fazla bir süre aynı cd’yi dinlediyseniz…
11.toplum içerisinde gözükmüyorsanız…
12. asistanınıza "okul ikinci evim oldu, hocam!" dediğinizde; "artık birinci evin olacak o zaman" diye cevap verirse…
13. okulda yatıp kalkmaya başladıysanız veya dişlerinizi okulda fırçaladıysanız…
14. koca bir rulo filmi koridoru çekerek harcadıysanız…
15. sınıfınızdaki erkek öğrenciler oryantal oynamaya başladıysa…
16. çöp şişlerle herkes mangalın tadını çıkarırken, siz iki gecenizi verdiğiniz “kabuk strüktür” oluşturmaya çalışıyorsanız…
17. maket yaparken geri dönüşüm konusunda canavarlaşıyorsanız…
18. son gün maket malzemesi bitmesin diye dua ediyorsanız…
19. gece gündüzünüz birbirine karıştıysa.
20. bir öğünde kahvaltı, öğle yemeği ve de akşam yemeğini karıştırabiliyorsanız…
21. gittiğiniz kebapçıda bile arkadaşınızın kulağına ustanın başındakini göstererek; ”baksana calatrava’nın tasarımına benziyor” diyip kahkaha atabiliyorsanız…
22. sevgilinizi buluşmaya şantiyeye götürüyorsanız…
23. diğer bölümlerde okuyan arkadaşlarınız size acır gözlerle bakıyorsa…
24. birileri size tatil fotoğraflarını gösterdiklerinde “insan ölçütü”nü soruyorsanız…
25. autocad, 3d studio max ve photoshopu biliyor ve de ayrıca web sayfası yapabiliyorsanız ama excel’in nasıl kullanılacağına dair fikriniz yoksa…
26. ölü ya da diri büyük mimarlara, sanki ezelden beri onları tanıyormuşsunuz gibi lakaplarıyla hitap ediyorsanız…
27. hırdavatçıya bir gün uğramasanız eksikliğiniz hissediliyorsa…
28. dışarıdan çöp toplar gibi maket malzemesi topluyorsanız…
29. otobüse bindiğinizde bir türlü sığamadığınız için yanınıza kimse oturmuyorsa…
30. dönem başlarında bakımlı, ortasında normal sonunda ise tamamen bir çöplük gibi gözüküyorsanız..
31. sürekli mide ağrısı çekmeye başladıysanız ve çizim masasında uyuyakalıyorsanız…
32. elinizdeki maketlerle otobüse en son binebiliyorsanız…
33. şehrinizdeki heykellere bakıp: “olmamış!” demeye başladıysanız..
34. evlerin ve çevrenin kontürlerini teknik çizim halinde görüyorsanız ve yapı dersleri için uygulama projesinde ne kullanabilirim diye bakıyorsanız…
35. gece rüyanızda -uyuduğunuz kısa süreler içerisinde görebilirseniz tabi- proje çözüyorsanız…
36. hasta olduğunuzda konsept, biçim, hacim diye sayıklıyorsanız..
37. evinizin en kalabalık üyeleri; kırtasiye malzemeleri ve de küflenmiş yemeklerin üzerindeki yaşam formları ise…
38. fotoğraf makinenize isim taktıysanız, ve her güzel iç mekan çekiminde “aferin oğluma!” diyorsanız…
39. en son sosyal aktiviteniz altı ay önceye tekabül ediyorsa…
40. kırtasiyede sizi kırmızı halıyla karşılıyorlarsa ve hepsinin hayat hikayelerini biliyorsanız…
41. okunacak kitaplarınız başınızda dağ sıraları şeklinde biriktiyse…
44. zaman algılamanızda kaymalar başladıysa…
45. yaz tatilinde dahi okula gitmeyi özlediyseniz ve arada bir gidiyorsanız…
46. tatiller sizin için en önemli uyuma vakitleri ise…
47. hafta sonu hiç boş olmuyorsanız ve sürekli projenize çalışmanız gerekiyorsa
bir mimarlık öğrencisisiniz..

<bkz: copy paste>

30 aralik 2007 caktirmadan ankara zirvesi

<bkz: exnihilo nun saat 3 15 gibi tuvalete giderken hapsirmasi >

hele bir universiteye kapagi at da

_abi bu sene kesin hacettepe tutcak puanım var ya...
_yeme beni olum 4. senen hala 2. dereceden denklem yapamıyon bea
_olsun abi garantiye aldım işi ben..
_nasıl aldın garantiye işini?
__valla bizim düdüklü tencerenin kapağını aldım gittim beytepeye attım. anlayacağın kapağı attım hemde en kocamanından. nasıl iyi yapmış mıyım?
_seni lisede sınıf geçiren öğretmenleri ta ana......
_^+'^%'

berkalettin

bilgisayarımın bozulmasına neden olan yazar....
efendim okuyayım dedim yazılarını her okuduğumda yeşil artı butonuna gitti faremin ok tuşu...
gitti o kadar çok gitti ki en sonunda farede isyan etti bilgisayar da...
şimdi bilgisayar yeşil butonu göstermiyor gösterse de farenin ok tuşu oraya doğru gitmiyor...
kıskandılar galiba...


<bkz: #643750">#643750>
<bkz: #642457">#642457>

<bkz: hastasıyız ailecek>

bilimin kuran i reddetmesi

kurtuluş savaşında söylenen en güzel sözlerden biridir "bu ne biçim barış antlaşmasıdır böyle uygulamak için bile savaş gerekiyor "cümlesi...

evet sevr anlaşmasında güya donanmalar tershaneler her yer zaptedilmişti. bitmiş tükenmiş bir osmanlı vardı.hasta adam diyorlardı ya öyleydi onların gözünde...
bitmiş olablirdi osmanlı ama türkleri bitirememişleri.
direnen birileri vardı nerden kuvvet aldıkları bilinmeyen...

içlerinden bir ingiliz generali bunun nedenini bulmuştu .gazetelere de şu başlıkla yansımıştı:

"ne zaman türklere kuran_ı kerimi unutturursak işte o zaman bu topraklar bizim olur"

bu başlığı okuyan binlerce kişi tüfeklere daha sıkıca sarılmış gözlerinin önünde buğlanan ölüm korkusu iyice silinmişti.

bir alim de bu başlığı okuduktan sonra binlerce kişinin müslüman olmasını sağlayan eserlerini yazmaya karar vermişti....

şimdi hangi bilim neyi yalanlıyor şüpheli...
ya da yalanlamakta ki amaç ne?
bize bir şeyleri unutturmaya çalışıyor olmasın o bilim???

yonja daki turbanli kizlar

yapılan davranış pek hoş değil kabul...
ancak milyonlarca üyesi olan bir sitede göze çarpanların onlar olması garipsenecek bir durum...
nedendir bilinmez de....
bilmiyorlarki benliklerinin neyi temsil ettiğini...
bilmiyorlar ki yaptıkları hatanın hunharca genelleme yapma meraklısı kişiler tarafından alet edildiğini...
bilmiyorlarki neyi neden yaptıklarını anlamamış insanların anlamaları için açılacak kapıları şimdiden kapattıklarını...

"bilselerdi ;yapmazlardı " demiş hz. muhammed... evet bilselerdi yapmazları...

bir diğer tespit(!) için :
<bkz: turban taktigi halde g string giyip yiyisen kiz>

reklamlardaki universiteli genc tipi

reklam: 10 dk sı çok ucuz diye sevgilisini arayıp iğrenç espiri yapan bir de o da yetmiyormuş gibi telefona sapıkça "ommmmm"layan ;

gerçek hayataki görüntüsü: "yalan bea nerde 10 dk sı 2 kontür" diye küfürü basan müşteri hizmetlerine sövgülerini ileten ayrıca es kaza uygulanan tarife ile bayramdan beri görmediği ailesini arayan;

reklam: acayip şık giyinip rocker olan ya bateri ya basgitar çalan;

gerçek hayattaki görüntüsü: öğrenci evindeki tiwist yapan çamaşır makinası bozulduğu için 2 haftadır aynı kıyafeti giyen final zamanlarında orhan gencabay dinleyip kafayı bulan

reklam: yakışıklı oğlanlarla çıkan bir okadar da güzel kız olan ayrıca sevgilisni hemen terkedebilecek nazlılığa sahip olan;

gerçek hayattaki görüntüsü: hukuk fakültesinin erkekleri taş gibiymiş diyerekten kendilerini oranın kafesine atan, ama sevdim mi tam seven bünyelerdir kendileri....

arada çok fark sözlük çok...

seccade koske girdi

_son rapaorumu veriyorum mit..
_dinliyorum
_seccade köşke girdi...
_aman allahım
_tesbihde götürülüyor.
_oooovvvv
_sanırım kuran_ı kerim de var
_nayır nolamaz
_yaaa bunlar abartılar içeri bir imam dahi girdi...
_"neler oluyor bize bize neler oluyor gülüm" devam et
_etmesem olur mu??
_ ne oldu lan
_şey ya ben sanırım şey köşk diye kocatepe cami'nin önünde bekliyomuşum...
_yat musalla taşının üstüne uğraştırma beni hadi koçum hadi yat..

cumhuriyet doneminin artik sonu geldi

kimsenin cumhuriyeti bitirme çabası yok. zaten aker markalı bir örtünün bitireceğini düşünüyorsak yeterince iyi temeller üzerine kuramamışız cumhuriyeti düşünce dünyamızda.

bağnaz fikirler için:"kara çarşaflar etrafımızı saracak amanin" bağırtılarının çınlamasının bir de gelipte bunu askerin önünde çığırtmanın ne zaman bize faydası oldu ki şimdide olsun. ya illaki böyle düşüneceğim diye israr edenler için 2 metre çift enden çarşaf çıkar herhalde.

kimse cumhuriyeti bakkaldan sakız çalan çocuk gibi cebine alıp kaçırdığı yok. bırakalım bu boş işleri.

<bkz: hayat ne güzel vapurlar filan>

not:her şey zamanla değişiyor. kimse bunu inkar edemez.10 milyon nufusumuzun adına marşlar bestelerken şimdi 80 milyon cıvarındayız.
bu nedenle cumhuriyet bitmez kendini yeniler.bu anlayış içinde mehmet altan ismini araştırmanızı tavsiye ederim.

ordu goreve

_ordu göreve
_deniz muhalefete
_işçi greve
_öğrenci sınava
_sözlük siyasete.... *

lafmacun org

eğlenceli, eğlendiren ,hoş güzel ıdı vıdı...
öyle bir oluşummuş işte.

kurtarılmış bölgeymiş. dışarıda ki onca entrikaya gözlerini kapamış oksijen cadırına alınmış salt eğlence merkezi.
yolu kaybedip gerginliğin kapısını çalınca hemen hatasını anlayıp dürbünden nanik yaparmış.
köşe kapmaca oynarmış hoşgörüsüzlükle. kimi zamanlar çelmesine takılıp düşmüş olabilirmiş ancak her köşeyi tutmuş sevecen sahipleriyle...

hani seralar vardır sebze meyveleri zamanından önce olgunlaşmasını sağlar. lafmacunda öylemiş işte...
bazılarımız ısıyı fazla bulunca fazla olgunlaşmış hormonlu olup çıkıvermişiz.... çıkan karbondioksit zehirlemiş atmış kimilerimizi ...

mış mış mış...

benim gibi veletler için hala salt eğlence yeriymiş lafmacun. eğer bir gün olursa *lafmacunun oksijen çadırı uçurulursa o zaman ankarada bir köprü altında maden suyuna iki aspirini atıp aslan sütü yerine için teybede cengiz kurtoğlunu koyup çakır keyfi oluruz bea ...

<bkz: seni seviyorum lafmacun>

berat kandili

bu gelen gece olan leyle-i berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev'inden olması cihetiyle leyle-i kadr'in kudsiyetindedir. herbir hasenenin leyle-i kadir'de otuzbin olduğu gibi, bu leyle-i berat'ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i kur'anın sevabı yirmibine çıkar. sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. onun için elden geldiği kadar kur'anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( said nursî şualar: 505)

hadislerle berat kandili

- resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardı:
“recep, allah’ın ayıdır. şaban, benim ayımdır. ramazan, ümmetimin ayıdır”. mübarek recep ayının ardından gelen şaban ayı resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ayıdır. bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin rabbinden af dilemeliyiz.

şaban ayının önemli özelliklerinden biri beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.

ebu hüreyre radıyallahu and’dan rivayet edildiğine göre: resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:
—“şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
—“ya muhammed, başını semaya kaldır. sordum.
—“bu gece nasıl bir gecedir? şöyle anlattı:
—“bu gece, allah-u teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. bu kimseler tövbe edinceye kadar, allah-u teala onları bağışlamaz.

gecenin dörtte biri geçtikten sonra, cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "ya muhammed başını kaldır. bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.
cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "ne mutlu bu gece rüku edenlere.
ikinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "bu gece secde edenlere ne mutlu".
üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "bu gece dua edenlere ne mutlu." dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"bu gece, allah'ı zikredenlere ne mutlu".
beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "bu gece allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "bu gece müslümanlara ne mutlu." yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.
bunları gördükten sonra, cebrail'e sordum: "bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
şöyle dedi: "ya muhammed, allah-u teala, bu gece, kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."

- hz. ayşe radıyallahu anha anlatıyor: "resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: "allah teala hazretleri, nıfs-u şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."

berat gecesinin mahiyeti ve önemi

yıllık bir program çerçevesinde yürütülen ticari faaliyetler yıl sonunda o program esaslarına göre kontrol) ve teftiş edilir. kâr zarar hesapları yapılır. kesin hesabın tespitinden sonra da gelecek yılın programı hazırlanarak şeklini alır.
her yıl tekrar edilen bu kontrol ve tespit işlemleri sayesinde ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur.
bu misalin ışığında manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım. dünya, âhiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeri olduğuna göre, o ticaretle ilgili faaliyetlerin de yıllık muhasebeye tabi olması gayet tabiidir.
bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. berat kandili ile başlayıp kadir gecesiyle biten devreye rastlar.
duhan sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin berat gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. âyetlerin meali şöyle:
"o apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur."
bu âyetler hakkında iki görüş vardır. çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece kadir gecesidir. ikrime bin ebi cehil'in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin berat gecesi olduğunu söylemişlerdir. her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına berat gecesinde başlanmakta ve bu işlem kadir gecesine kadar devam etmektedir. bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir?

yıllık kader programı
ibni abbas'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:
bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. o yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.
rızıkla alakalı defterler mikail aleyhisselâma verilir.
savaşlarla ilgili defterler cebrail aleyhissalama verilir.
ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan israfil'e verilir ki bu büyük bir melektir.
ölüm ve musibetlerle ilgili defter de azrail aleyhisselâma teslim edilir.
fahreddin er-râzî"nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi berat gecesinde başlar, kadir gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.1
berat kandilinin "bütün senede bir kudsi çekirdek hükmünde ve beşer mukadderatının programı nev'inden olması cihetiyle leyle-i kadrin kudsiyetinde" olması bu manalara dayanmaktadır.2
kur'ân'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:
berat gecesi, kuran-ı kerimin levh-i mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. buna inzal denir. kadir gecesinde ise peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. buna da tenzil denir.

berat gecesinin özellikleri
tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, allah azze ve celle de berat gecesinde mü'min kullarına berat yazar. zaten bu gecenin dört adı vardır: "mübarek gece", "berae gecesi", "sakk gecesi. belge ve senet. (allah teala bu gece mü'min kullarına beraet yazar)", "rahmet gecesi."
"berat, beraet" kelimesi "el-berâe" kelimesinin türkçedeki kullanılış şeklidir. beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir.
"berâet" iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup ilâhî bağışa ermeleri umulduğu için de berat gecesi denmiştir.
bir kısım âlimlerin, kıblenin kudüs'teki mescid-i aksâ'dan mekke'deki kabe istikametine çevrilmesinin hicretin ikinci yılında berat gecesinde gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.3
berat gecesinin beş ayrı özelliği vardır.
1. bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. ilâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. allah'ın af ve bağışlamasının coşması.
5. peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.
bir rivayette bildirildiğine göre resulullah aleyhissalâtü vesselam şâban'ın onüçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etti, üçte biri verildi. ondördüncü gecesi niyaz etti üçte ikisi verildi. onbeşinci gecesi niyaz etti, hepsi verildi. ancak allah'tan devenin kaçması gibi kaçanlar başka...
zemzem kuyusunun bu gecede açık bir şekilde coşup çoğalması da bu manaları kuvvetlendiren kutsal bir işaret olarak yorumlanmaktadır.4

peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde berat gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde nazara vermektedir.
"şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. o gece güneş battıktan sonra allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:
"istiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
"başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
"böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."s
çünkü o gece ilâhi rahmet coşmuştur. berat gecesi beşer mukadderatının programı çizilirken insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle cenab-ı hakka iletip isteklerini ondan talep eden ve belalardan ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır.

bu gece af dışı kalanlar
peygamber efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:
"muhakkak ki, allah azze ve celle şâban'ın onbeşinci gecesinde rahmetiyle yetişip herşeyi kuşatır. bütün mahlukatına mağfiret eder. yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna."6 "yüce allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna."7
"allah teâlâ şâban'ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla allah'a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar."8
üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren peygamber efendimiz özellikle şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi
bir berat gecesinde uyanıp da resulullah aleyhissalâtü vesselamı yanında bulamayan hz. âişe kalkarak efendimizi aramaya başladı. sonunda peygamberimizi cennetü'1-bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.
peygamberimiz aleyhissalâtü vesselam mübarek hanımına berat gecesinin faziletini şöyle anlattı:
"muhakkak ki, allah teâlâ şâban'ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve benî kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder."5

bütün mahlukatına mağfiret eder. yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna."6 "yüce allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna."7
"allah teâlâ şâban'ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla allah'a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar."8
üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren peygamber efendimiz özellikle şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi
bir berat gecesinde uyanıp da resulullah aleyhis-salâtü vesselamı yanında bulamayan hz. âişe kalkarak efendimizi aramaya başladı. sonunda peygamberimizi cennetü'1-bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.
peygamberimiz aleyhissalâtü vesselam mübarek hanımına berat gecesinin faziletini şöyle anlattı:
"muhakkak ki, allah teâlâ şâban'ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve benî kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder."9

işlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, berat kandilinde yirmi bindir. meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek kur'ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir.

bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde berat kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.
"onun için elden geldiği kadar kur'ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."10

tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. çünkü manevi faaliyetler nurludur. nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.

berat gecesi ibadeti
gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, kur'ân tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.

işlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, berat kandilinde yirmi bindir. meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek kur'ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir

bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde berat kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.
"onun için elden geldiği kadar kur'ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."10

tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. çünkü manevi faaliyetler nurludur. nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.

imam-ı gazali hazretleri el-ihyâ'da, berat gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın hicretten 400 sene sonra kudüs'te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. hatta imam nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid'at bile olduğunu ifade eder.

bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez.
çünkü ibadet alışkanlıklarının iyice azaldığı zamanımızda insanların bu vesileyle namaza yönelmelerini hoşgörü ile karşılamak faydalı olacaktır.

berat gecesi duası
peygamber efendimiz aleyhissalâtü vesselam bu gece rabbine şöyle dua etmiştir:
"allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, senden yine sana iltica ederim. sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. sen kendini sena ettiğin gibi yücesin."11

berat duası
bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. çünkü sen buyurdun ki, 'allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, levh-i mahfuz onun katındadır."12
bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz berat gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını cenab-ı haktan niyaz edelim.

berat gecesi namazı -ı
şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz ; yüz rekattır. bu namazın her rekatında, fatihadan sonra on kere ihlas süresi okunur. yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.
bu namaza hayır namazı da denmiştir. geçmiş büyükler bu namazı toplu halde cemaatle de kılmışlardır. bu namazın çok fazileti olduğu gibi, hesaplanama-yacak kadarda çok sevabı vardır.

hasan-ı basri rahmetullahı aleyh'den gelen rivayete göre:
"otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: "her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise. allah-u teala'nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. bunların en küçüğü, allah-u teala'nın mağfiretidir.


berat gecesi namazı -ıı
berat gecesi kılınan namazlardan biride iki rekat olarak kılınır.
birinci rekatta fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir. rükudan doğrulur ve secdeye gidilir. secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir tahdit yoktur, ne kadar dayanabilirsen.
ikinci rekatta da aynı şekilde fatihadan sonra kısa bir sure okunur. ilk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. gücünüzün yettiği kadar. secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir. selam ile birlikte eller dua için alemlerin rabbine kalkar...
bu namaz hakkında hz. aişe radıyallahu an-hum'a validemiz, resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir.
-"ya aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin? bende
-"en iyisini, allah ve resulü bilir." dedim. şöyle buyurdu:
-"bu gece şaban ayının yarısıdır. dünya işleri ve kulların işleri bu gece yüce hakka arz edilir. bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. bu gece bana izin verir misin"?
-"olur" dedim. kalkıp namaza durdu. ayakta durması hafif oldu. fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. gecenin yarısına kadar secdede kaldı. daha sonra ikinci rekata kaktı. ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. sonra yine secdeye vardı. bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. secdede o kadar kaldı ki, bunun için yüce allah ruhunu aldı sandım. bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. hatta ayaklarına elimi sürdüm. hareket ettiğini görünce rahatladım. secdesinde şöyle dediğini işittim:
"azabından affına sığınırım. dargınlığından rızana sığınırım. senden sana sığınırım. şanın yücedir. sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem..."
sonra kendisine sordum: "ya resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım. böyle demem üzerine, bana sordu: "sen onları öğrenebildin mi"? bu sorusuna karşılık: "evet" deyince, şöyle buyurdu:
"onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret."

not:alıntıdır.

andac

izmir ve antalya da yıllık anlamında kullanılan kelime.

ortaogretimde alan tercihi yapmak

9. sınıfın sonudur. karne günü elinize kağıtlar tutuşturulup 3 gün sonra hayatını belirle cicim diye eve tappişlenirsiniz.

karasız öğrenci kızının doktor olmasını istiyen bir baba hukuk okusun yazık napcak 6 sene diyen bir anne para kazanda bana harçlık ver diyen bir kardeş.
şeytan üçgeni


rehberlik servisindeki öğretmenin kendisinin rehberlik hizmetine ihtiyacı olduğu bilindiğinden kapısı bile çalınmaz.

etraf gözlenir. herkes işinden mutsuz. yıldızın parlayacağı işler seçilmelidir der kişisel gelişim kitapları...

karasızlık önde giden bir eşşek sen arkasındaki kervan. yükler ağır..

seçim zamanı gelir. baba sözü dinlenir mf seçilir.ama akıl hala bir karış havada. ne istenilir bilinmez...

veet soguk agda reklamindaki psikopat kadin

tamamen çelişkilerle dolu reklamın çelişkilerle dolu botokslu mimikleri körelmiş yer kaplayan çok hücrelisidir.

kafe ortamı gibi bir yerde kızların yanına gidiyor ama benim bildiğim ağda tenha yerlerde deriyle buluşur.ortalık malı çin yapımı bir tarzla zaten mini etek altındaki ve tek bir tüy parçasına rastlanamayacak olan bacaklara yapıştırılıyor ağda.

kızlar ürkmüş de niye?
bacağın derisini söker alır diye mi? kıl yok ki kardeşim....

büyük bir başarıyla çekiyorlar ama en kısaları bile aldı tepkisi. ama ağda sıfır kilometre.

ardındano psikopat kadın ekranın başına geçiyor. parmağı havada"siz hala denemediniz mié diyor. ancak o sırada televizyonun tam karşısında ki koltukta er kişi oturuyorsa ne olcak...

eminim denemek istemez...

ortaogretim basari puani

değişmiş sistemdir ayrıca.

eskiden not ortalaması 5.00 olan her öğrenciye 80 puan verilirken şimdi okulda sadece 1.ye 80 puan verilecektir. eğer birden fazla 5.00 lık öğrenci varsa yazılı notlarına bakılacak eğer onlarda da eşitlik sağlanırsa devamsızlıklara bakılacaktır.
<bkz: ölem eşşeğim ölme>

dubai

ticaret yollarının kesiştiği yer olmasından dolayı elektronik aletlerin çok ucuz olduğu bir yerdir. ayrıca altın çeşidi fazlaca bulunur.*
ayrıca iç anadolu bölgesine benzer yanları vardır. buğday tarlalrında yol alırken kenarda durmuş başına doladığı yazmayla namaz kılan çiftçilere orda da rastlamak mümkündür.
insanın içini ısıtıcak kadar renklidir geceleri ki bu renke cümbüşünün nedeni olan küçük işletmeler öğleden sonra açılır ve sabaha kadar faliyetlerini gösterirler.

coco chanel

yetimhanede büyüyüp modaciların kraliçesine dönen bir bayan.
ilk defa bayanlara pantolan giydirmiştir kendisi.*